Zayıflama Önündeki Engeller

zayiflama

GECE ATIŞTIRMALARI

Genelde gün boyu yeterli besin tüketmeyen, stresli ve yoğun çalışanlarda azalan enerjiyi yükseltmek adına tüketilen gece yemeleri, en olmadık saatte aşırı kalori alımına neden olarak vücudun yağlanmasına ve zayıflama faaliyetlerinin yavaşlamasına sebep oluyor.

YETERLİ KALSİYUM ALMAMAK

Hemen herkes, kalsiyumun sağlıklı kemiklere sahip olmak için gerekli olduğunu bilir. Ancak kalsiyumun kilo vermede de etkili olduğu pek fazla bilinmiyor. Araştırmalar kalsiyum açısından zengin olan yiyeceklerle beslenenlerin vücut kitle indekslerinin daha düşük olduğunu gösteriyor.

YETERSİZ UYUMAK

Yapılan araştırmalar, uyku süresi ile obez olma riski arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Gecede 4 saatten az uyuyanlar, 7 ile 9 saat uyuyanlara göre kilo alımında daha yüksek bir risk altında bulunuyor. Uyku eksikliğinde midemiz açlık hormonu salgılıyor ve zayıflama yavaşlıyor. Bu durum yemeği çok kaçırmamıza sebep oluyor. Uyku ritminin ve uyku düzeninin bozulması sonucu vücutta bazı kimyasal değişiklikler meydana geliyor. Bu durumda ise diyabet, hipertansiyon gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor,bu hasatlıklar dolayısıyla da zayıflama faaliyetlerini gerçekleştirmek zorlaşıyor.

BESİNLERE AMBARGO KOYMAK

Bedeni tek tip besinlerle beslemek, yemeklerde aşırı seçici davranmak, belli besinleri sofradan tamamen çıkarmak, kilo almaya sebep olabiliyor. Çünkü vücudumuzun tüm besin gruplarını dengeli ve yeterli tüketmesi gerekiyor. Ayrıca alkol alımına bağlı  tüketilen diğer besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips, mezeler vs.) vücutta gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak gerekiyor.

STRESİ KONTROL EDEMEMEK

Birçok kişi, sinirli ya da üzüntülü olduğunda  ilk iş  buzdolabına yönelir. Çünkü bu tür zamanlarda vücutta salgılanan kortizol hormonu, iştah açıyor ve bizi yemeye yönlendiriyor. ABD’de son yıllarda yapılan çalışmalar stresin doğrudan vücudumuzda yağ birikimine yol açtığını ve bunun sonucu  kilo alımına sebep olduğunu açıklar. Aşırı stresin tetiklediği beyinde salgılanan NPY hormonu ise daha çok yememize ve bel bölgesinde yağ birikimine neden oluyor. Böylece kısır bir obezite döngüsü başlamış oluyor.  stres altındaki insanların kendilerini daha fazla yiyerek veya alkol ve tütün tüketimini arttırarak teselli ettiklerini, bunun da kolesterol düzeylerini olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.zayıflama

YANLIŞ İLAÇ KULLANIMI

Bazı ilaçların kullanımı (antidepresanlar, hormon ilaçları, kortizon vs.) birçok kişide,  kilo artışı ve şişmanlık sorununda tetikleyici rol oynuyor. Bu ilaçların kullanımının, kan şekerinde düşmeye (hipoglisemi) ve insülin seviyelerinde kilo arttırıcı düzeyde artmaya (hiperinsülinemi) yol açtıkları araştırmalarla ortaya konmuş. Bu ilaçlar kullanılırken beslenmeye ayrıca dikkat edilmesi ve günlük hareket miktarının artırılması gerekmektedir.

YETERLİ SU TÜKETMEMEK

Su yerine; çay, kahve, gazlı içecekle vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak, zayıflamamızı engelleyen sebeplerin en önemlilerinden biri. Çünkü metabolizma için, besin kadar önemli bir yeri olan su ihtiyacının, gün içinde karşılanması gerekiyor. Suyun, kortizol hormonu salgılamasını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi ve kabızlığı engelliyor. Yemeklerden önce içilen su ise tokluk hissi veriyor, yağların depolanmasını engelliyor ve zayıflamayı hızlandırıyor.

HAREKETSİZLİK

Gün içinde hareketsiz kalmak zayıflamanın önünde duran en büyük engel. Güne erken başlamak ve 7-8 saatten fazla uyumamak, kısa mesafeler için taşıt kullanma yerine yürümek, asansör yerinede merdiven kullanmak vücut aktivitesinin artmasına yardımcı olmakta.

TİROİT YETMEZLİĞİ

Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu nedenle kişilerde önceki kilolarına göre yüzde 15- 30 oranında kilo alınmasına neden olan bir hastalık. Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek oldukça zor. Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen, prolaktin hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan başka bir bozukluk.

GENETİK MİRASTA ÖNEMLİ

Zayıflama üzerine gen araştırmaları, şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlık hissinin sorumlusu olarak bazı genler görülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki, vücut ağırlığımızın yüzde 70’ine kadar olan kısmını genlerimize, sadece yüzde 30’luk bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Dolayısıyla ailemizde  kilolu kişiler varsa, beslenme alışkanlıklarımıza daha dikkat etmeliyiz. Özellikle hamilelik ve menopoz dönemlerinde!

Beslenme Ve Diyet Uzmanı:  Hale TAŞGIN
www.haletasgin.com

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on Pinterest
0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir