Beyaz Sosyal Sorumluluk İletişim Danışmanlığı Kurucusu Yeşim Beyla

Yeşim Beyla

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz kariyer hayatınızla ilgili bilgi alabilir miyiz?

16 yıl fuarcılık,ambalaj ve halkla ilişkiler sektörlerinde yöneticilikle geçen  iş dünyası ve sanayi hayatının ardından 1999 depremi ile birlikte sivil toplum kavramıyla tanıştım.Bundan sonraki asıl yerimin bu noktada bir şeyler yapmak olduğunu fark ederek girdiğim yol benim 9 yıl sürecek TEMA Vakfı’ndaki  serüvenimi de başlatmış oldu. Serüven diyorum çünkü Sivil Toplum dinamikleri İş Dünyası ve Sanayiden çok farklı. İş Dünyası ve Sanayide firma hedefleri doğrultusunda çalışanlar bu hedeflere ulaşmak için var güçleri ile çalışıyorlar.Çünkü yaptıkları işin var olması ve hayatlarını devam ettirecek kazancı sağlamaları ancak bu şekilde firmanın hedeflerine ulaşması ile mümkün olmakta.Oysa Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllük esasına dayanan farklı bir dünya var.İş Dünyasında her dakikanız planlı,programlı iken Sivil Toplum’da her dakika yeni bir gelişmeye göre pozisyon belirleyip uymaya çalışıyorsunuz.Hele çevre konusunda faaliyet gösteren bir çevre STK’sı olarak sürekli gündem takibinde olmak durumundasınız. TEMA Vakfı’nda gönüllü başladığım çalışmalarımı , daha sonraları Kaynak Geliştirme ve Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı olarak görevimi devam ettirdim. Ömrümün sonuna kadar da o yolda yürüyeceğim diye planlarken, geçirdiğim bir rahatsızlıkla yaşama yeniden merhaba derken bu gelişme ile aynı zamanda  çok yoğun ve sıkıntılı bir ortam olan Sivil Toplum Kuruluşu’nda çalışma kararımı 9 yıl sonra değiştirmeme ve yeniden iş hayatına dönmeme neden oldu. BEYAZ bir sayfa açarak “BEYAZ Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve İletişim Danışmanlığı Şirketi”ni kurdum.Kurumsal Sosyal Sorumluluk,Karbon Dengeleme ve İletişim konusunda farklılaşan bir kurum olacağız.

Şirketiniz Beyaz Sosyal Sorumluluk İletişim Danışmanlığının ana faaliyet alanları neler olacak?

Sosyal Sorumluluk Projelerini hayata geçirecek olan firmamızın ana faaliyet alanı, kurumlara Sağlık, Eğitim, Çevre, Kadın ve Kültür –Sanat alanlarında oluşacak Beyaz Sosyal Sorumluluk Projeleri ile ilgili danışmanlık hizmeti vermek ve bu yönde kurumların halkla ilişkiler faaliyetlerini yönetmek konularımızdan biri.

Bir diğer işimiz İş Dünyası ve Sanayii’nin Karbon Emisyonlarının uluslararası standartlarda ölçümlenmesi ve bu ölçülen karbon miktarları için yapılacak KSS Projelerinin tasarlanması.

Kamu Kurumlarının İletişimi Lobicilik ise diğer faaliyetlerimizi oluşturmakta.

Bizler sizi yıllarca toplumun doğaya karşı olan duyarlılığını arttırmayı amaçlayan projelere olan gönüllü desteğinizle tanıdık, peki bu çalışmalarınız yeni dönemle birlikte de devam edecek mi?

Tabiki çevreyle ilgili yapılabilecek projelere olan desteğim ömrümün sonuna kadar artarak devam edecek.Biz sadece çevrenin yanında diğer projelerde de farkındalık yaratmak istedik. Yeni dönemde de kirlenen çevreye bir nebze çare olabilecek projelerle doğayı kurtarmaya çalışacağız. BEYAZ ‘ın iş kollarından biride İş Dünyası ve Sanayii kuruluşlarının karbon salınımınlarının uluslararası standartlara uygun ölçümlerinin yapılması. Bu bölümün başında da İTÜ’de Çevre ve İnşaat Mühendisliği programlarında çift anadal öğrenimi gören oğlum Alpay Beyla var. Kurum ve kuruluşların önce karbon ölçümlerini yapacağız ardından bu karbon salınımlarını nötürleyecek Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerini hayata geçirmelerini sağlayacağız.

Son yıllarda karşımıza sıklıkla çıkmakla birlikte ülkemizde pek bilinmeyen bir konu olan Kurumsal Sosyal Sorumluluğu açıklayabilir misiniz?

Kurumsal Sosyal Sorumluluk kavramının ilk çıkışı kurumların pazarlama stratejilerine katkı sağlamak amacıyla daha iyi bir toplum ve çevre için gönüllü olarak hazırlanan projelere katkıda bulunmaları  olarak çıktı. Ancak dünyanın içinde bulunduğu küresel ısınma ve iklim değişikliği tehlikesi ile bu çalışmalar artık isteğe bağlı değil zorunlu katkı sağlanmak üzere İş Dünyası ve Sanayiinin gündemine alındı. Tabi bu katkıyı sağlarken yasalara, çevresel ve toplumsal değerlere duyarlı davranmak, bilgi ve iletişime açık olmak, bölgesel ve toplumsal sorunların çözümüne katkı sağlamak, Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini kabullenmek ve uygulamak gibi temel ilkelere de önem vermek gerekiyor.

Ülkemizde ve dünyada genellikle sadece Sosyal Sorumluluk terimi kullanılmakta, peki siz neden şirketinizde özellikle Kurumsal Sosyal Sorumluluk terimini kullanıyorsunuz?

Çevreden eğitime, sağlıktan kadına her gün yeni bir sosyal sorumluluk projesi üretilmekte. Ancak bu projelerin uygulamaya konabilmesi için belli bir mali desteğe ihtiyaç bulunmakta. Sadece “Sosyal Sorumluluk” kavramını incelediğimizde, bireylerin toplumsal olaylar karşısında kendilerine düşen görevleri, ödevleri yerine getirmesi olarak algılayabilirken, kurumsal sosyal sorumluluk kavramında, ortaya çıkacak projenin şekillenmesinde projeyi destekleyen kurum ve kurum kültürünün katkısını gözlemleyebiliriz. Yapılan her proje destekleyici kurumun anlayışını, geleceğe dair yaptığı yatırımlarını, beklentilerini, kültürünü yansıtmaktadır. Dolayısıyla yapılan her proje destekleyici kuruma özeldir. Bu nedenle her kurumun yapacağı kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları kendi kurumuna ait özelleri beraberinde getirmektedir.

Bir projenin Kurumsal Sosyal Sorumluluk tanımını karşılaması için sizce öncelikle olması gerekenler nelerdir?

Proje konusunun kss stratejisinin olması, bu stratejinin belli bir planlama yöntemi ile yönetilmesi, sürdürülebilir olması, toplumsal fayda ve öncü olma özelliğinin olması, ölçülebilirlik ve raporlama özelliğinin olması gerekir..

Toplumsal hayatın kalitesinin arttırılmasında Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerinin misyonu ne olmalıdır?

En önemli misyonunun toplumda farkındalık yaratarak toplumun diğer kesimini de harekete geçirmek olduğunu düşünüyorum. Böylece kurumsal sosyal sorumluluk kavramı toplumsal gelişmeye katkıda bulunurken,  daha duyarlı ve aktif bireylerin var olmalarını sağlayacaktır.

Sizce toplumun mu Kurumsal Sosyal sorumluluk projelerine önem veren kuruluşlara gereksinimi vardır; yoksa şirketlerin mi Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerine ihtiyaçları vardır?

Bu bir döngü aslında.Toplumun globalleşme ile oluşan sosyal,ekonomik ve çevresel sorunları ile bu ihtiyaçlar oluştu,bu ihtiyacın oluşmasında pay sahibi olan Kurum ve Kuruluşlarda toplumdan aldıklarını topluma vermek için Kurumsal Sosyal Sorumluluklarını yerine getirme ihtiyacı duydular.Dolayısı ile buradaki fayda hem toplum hem Kurum adına çift taraflı etkileşim gösteriyor.

Sizce bir Kurumsal Sosyal Sorumluluk projesinin hedeflenen amaca ulaşabilmesi için hangi kriterlere bağlı kalınarak çalışılması gerekmekte?

Hedeflenen amaca ulaşabilmek için, projenin öncelikle kurumun vizyon ve misyonuyla örtüşmesi gerekmektedir. Bunun yanında konunun farkındalık yaratabilmesi, marka vaadi ile örtüşmesi, toplumun istediği konuları içermesi, çok kişiye ulaşabilirliği, az destek verilen konulardan seçilmiş olması gereklidir.

Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarında firmanın kendini ifade etme yöntemlerinden biri. Kurumsal sosyal sorumluluğunda halkla ilişkiler çalışmalarının alanlarından biri olduğunu göz önüne alırsak tek başına kurumsal sosyal sorumluluk yeterli olmaz. Bu konuda yanlış bir algılama var. Ben nasılsa kurumsal sosyal sorumluluk çalışması yapıyorum ve medya da zaten yer alırım algısı çok yanlış. Halkla ilişkiler çalışmaları ve kurumsal sosyal sorumluluk projeleri  yalnızca medyada yer almak için yapılan çalışmalar değildir. Bu kavramları doğru oturtabilmek, iş dünyası ve sanayiye bunları doğru anlatabilmek çok önemli.

Ülkemizde kamu kuruluşlarının ve özel kuruluşların iletişim stratejilerinde ciddi problemler yaşanmakta bu konu hakkında ki düşünceleriniz nelerdir ve nasıl giderilebileceğini düşünmektesiniz?

Özel sektör kuruluşlarının ana hedefini kar etmek oluşturduğu için iletişim stratejilerini de rakip kurumların çalışmalarına göre yönlendiriyorlar diye düşünüyorum ve bu da zaman zaman firmalarda aynı döngünün birbirini takip etmesine neden oluyor. Önceleri önemli bir konumda bulunan marka bilinirliği çalışması ve bu çalışma için hazırlanan iletişim stratejileri günümüzde markadan çok kurum kimliği ve kurumum sosyal sorumluluk bilincini öne çıkartmak olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal sorumluluk çalışmaları ile birbirleriyle yarışan kurumlar iletişim stratejilerini oluştururken zaman zaman sosyal sorumluluk ve pazarlama strateji kavramını karıştırabiliyorlar. Bu da iletişim süreçlerini maalesef olumsuz etkiliyor. Böyle bir kargaşanın yaşanmaması için ise kurumun öncelikle kendi kurum kültürünü çok iyi analiz etmesi ve sonrasında müşterisi ile projeyi paylaşması gerekiyor. Kurum kültürüne, işleyişine ters düşen bir iletişim çalışması maalesef firma için uzun vadede kazanması zor olan bir çok olumsuz imajı beraberinde getirebiliyor.

Kamu açısından baktığımızda, özel sektör kadar yoğun bir rakip ortamı bulunmayan kamunun bu nedenle daha hantal bir iletişim çalışması yaptığını görebiliyoruz. Ancak unutmamak gerekir ki gelişen iletişim ve teknoloji, kamu alanını da kendini yenileme ve geliştirmeye zorlamaktadır. Örneğin bugün her kamu kurumuna özel yapılan web sayfaları, e-bilgi edinme çalışmaları kamu kurumları tarafından alınan önemli yollardır. Kamuda karşımıza çıkan en önemli sorun kamuda bu tür çalışmaların kısıtlı bir ödeneğe tabi olması ve bu ödeneğe göre çalışmaların yürütülmesinden kaynaklanmaktadır.

Ülkemizde tam olarak bilinmeyen lobicilik ve kamuoyu oluşturma faaliyetlerinin bilinilirliğini arttırmak ve ne olduklarını kamuoyuna anlatmak için ne gibi çalışmalar içinde olacaksınız?

9 yıllık STK geçmişimde lobicilik ve kamuoyu oluşturma alanında epeyce tecrübe edindiğim düşüncesindeyim. Bu faaliyetlerin bilinirliğinin artması için öncelikle beynimizde oluşan Türkiye Lobicilikte başarısız kavramını silmemiz gerekiyor düşüncesindeyim. Hem ulusal hem de uluslar arası arenada yapılacak lobicilik ve kamuoyu oluşturma çalışmalarında öncelikle özel sektör ve devletin bir araya getirilmesi, birlikte hareket etmesinin sağlanması ve var olan bürokrasi ağırlığının yok edilmesi kanaatindeyim. Etkin bir lobicilik ve kamuoyu oluşturmada yol gösterme ve bilinç oluşturma çalışmalarında ise öncelikle firmamızın yaptığı projelerin hem özel sektör hem de devlet ayağında desteklenmesini sağlayacağız. Bu projelerin aşamaları ve işleyiş süreçleri web sayfamızda da yer alacak ve kamuoyu oluşturma alanında da örnek teşkil edecek.

Şirketinizin uzun, orta ve kısa vadedeki hedeflerini kısaca anlatabilir misiniz?

KSS ve İletişim çalışmalarındaki işbirliklerimiz için öncelikle mümkün olduğunca Kurum ve Kuruluşlara yaptığımız ziyaret ve görüşmelerle mevcut durumlarını tesbit ediyoruz.Tesbit ettiğimiz zayıf yönleri için ne yapabileceğimize ait raporumuzla reçeteyi veriyoruz.Eğer birlikte çalışmaya başlıyor isek BEYAZ sayfa devam ediyoruz.Burada hedefimiz çok özel işlerle yılda 7 müşteriye hizmet vermek.Her müşterimiz için farklı proje ekibi oluşturuyor bu ekibin onlara özel düşünmesi ve birlikteliğini sağlıyoruz. 8.müşterimiz ise ancak bir müşterimizin projesinin tamamlanması ile bizimle olabilecek.

Diğer taraftan çok uzun soluklu Karbon Dengeleme çalışmalarını uluslararası akreditasyonlarla başlattığımız kurumlarda onların Karbon Dengeleme çalışmalarının yapılmasında teknik alt yapımızı yılda 20 müşteriye hizmet verir hale getirmek istiyoruz.

Kamu Kurumlarında İletişim çalışmalarında hedefimiz Enerji Verimliliği konusunda tüm Kamu Kurumlarını ortak strateji etrafında birleştiriyor olmak. ENVERDER İletişim Danışmanı olarak bu konuda ilk adımları atarak “Ulusal Enerji Verimliliği Stratejisi”ni oluşturmaya katkı veriyoruz.

Editör: Hakan TAŞGIN

Beycon

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on Pinterest
0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir