Yeşil Pazarlama (Green Marketing) Nedir?

Globalleşiyoruz. Getirilerini hesaplarken götürülerini görmezden geliyoruz. Geleceğe odaklanıyoruz ancak gerekliliklerini bilmiyoruz. Neyse ki artık adım atıyoruz.

Değişen düzen, istekleri ve algıları da etkiliyor. Tüketici eğiliminin sosyal sorumluluk kampanyalarına yönelik oluşu ve çevre dostu tutumlar markaları da harekete geçirmeyi başardı ve green marketing (yeşil pazarlama) kavramı bu dürtülerden filizlenen bir fikir oldu.

Amerikan Pazarlama Derneği’nin düzenlemiş olduğu “Ekolojik Pazarlama” seminerinde ortaya çıkan “green marketing” kavramı, çevre kirliliği ve tüketilebilir kaynakların olumsuz etkileriyle mücadele eden pazarlama faaliyetlerine dönüştü. Doğaya zarar vermeden tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen “yeşil pazarlama” stratejisi kısa sürede birçok marka tarafından benimsendi ve yeşil ürün, yeşil etiket ve yeşil dağıtım gibi kavramlar literatürdeki yerini aldı.

Neden Yeşil Pazarlama?

Küresel ısınma, bilinçsiz kullanılan kaynaklar ve bu kaynakların tükenme tehlikesi, artan çevre kirliliği ve doğal dengenin bozulması gibi etkenler yeşil pazarlamanın önemini vurgulayan maddeler arasında sıralanıyor. Yeşil pazarlama stratejisine uyum sağlayan markalar; maliyet düşüklüğü, devlet teşviği ve olumlu imaj yaratma nedenleriyle üretimden dağıtıma tüm kanallarda ekolojik çözümler üretiyor. Aynı zamanda, 2021 yılına kadar sürdürülebilirliğin 150 milyar dolarlık bir pazar alanına sahip olacağı öngörüsü markalar için güçlü bir motivatör.

Markalar ve Yeşil Pazarlama  

Doğayı korumanın yanı sıra rekabet avantajı da elde etmek isteyen markalar, yönünü yeşil pazarlamaya çevirdi. Müşteri sadakati ve marka itibarı gibi konuların etkisiyle doğa dostu çalışmalar ön plana çıktı ve bu süreci başarılı bir şekilde yürütüp değer kazanan marka sayısı hızla çoğaldı.

Philips, Maraton isimli ampulüyle “uzun ömürlü kullanımı” ve daha düşük enerji maliyetini öne sürdü ve satışlarını %12 artırdı. Hayat Su, incelttiği mavi kapakları ve kısalttığı şişe boylarıyla 5 yılda 15 milyon şişelik bir kar sağladı. Opet, 2004 yılı itibariyle tüm istasyonlarını yeşillendirme kampanyasına başladı. Volvo, otomobillerinin geri dönüştürülebilir nitelikte olmasıyla pazar payını %17 artırdı.

Sıfır karbon ayak izi, sıfır su kirliliği, sıfır plastik, geri dönüştürülebilir ürün özellikleri gibi uygulamalar çevre dostu markaların vazgeçilmezi haline gelmeli ve tüm üretim çevre dostu standartlara uygun olmalı. Neilsen’in 2018 yılında yaptığı bir araştırma, 2021 yılında sürdürülebilir özellikli ürünlerin mağaza satışlarından %25’e kadar pay alacağını gösteriyor. Aynı araştırmaya göre, Y ve Z neslinin %90’ı, çevre dostu ürünler için daha fazla ödeme yapmaya istekli.

0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir