Uber, Globelleşen Çözüm mü Yoksa Yerelleşen Bir Sorun mu ?

Daha önce kullanmayanların  dahi ismini sıklıkla duyduğu o çok tartışmalı konu, Uber ! Nedir kimdir, gerçekten ihtiyaçlarımıza cevap veriyor mu, Türkiye’de geldiği son nokta ne ? gelin bu konuya bir göz atalım.

Uber, mobil uygulama üzerinden işleyen sistemiyle yolcu alım hizmeti sunan bir uygulama. Şu anda 600’ün üzerinde şehirde aktif olan sistem, 2009 yılında Amerika’da Travis Kalanick ve Garrett Camp’ın kaldıkları otelden katılmak istedikleri konferansa dakikalarca taksi bulamayınca hayata geçirdikleri bir girişim fikri olarak karşımıza çıkıyor.

Akıllı telefonlarımızla her işimizi halletmeye alıştığımız şu dönemlerde ulaşım ihtiyacımıza da farklı değer sunumlarıyla cevap veren Uber, aslında bildiğimiz taksinin yerine geçiyor. Sistemin işleyişi ise uygulamanın konum bilgilerinize erişerek size yakın olan aracı bulunduğunuz yere göndermesi şeklinde ilerliyor. Aplikasyonun güzel yanlarından biri de internet üzerinden gideceğiniz adresi uygulamaya girdiğiniz için yer tarifinde bulunmak durumunda kalmıyorsunuz ayrıca ödeyeceğiniz ücretin bilgisine de ulaşabiliyor ve uygulama üzerinden ödemenizi gerçekleştirebiliyorsunuz. Zamana karşı yarıştığımız bu zamanlarda Uber’le ileriye dönük olarak bir yolculuk planı yapabiliyorken  Uber’in ortalama kaç dakika içerisinde konumunuza ulaşacağı bilgisini de erişebiliyorsunuz.

Bence sistemin en işlevsel yanı gideceğiniz yeri uygulamaya girdiğinizde ortalama ne kadar ücret ödeyeceğinizi görebiliyor olmanız. Malum gereksiz bir ücretle karşı karşıya kalmak bu hizmet alanında hepimizin çekindiği bir konu.

Peki ya Uber Türkiye’de Tutunabildi mi ?

Taksi şöförleri Uber’e savaş açmakla haklı mı bu konu oldukça kafa karıştırıcı. Taksiciler ise Uber’i korsan taksi olarak nitelendirmiş, haksız rekabetten şikayetçi olmuş durumdalar. Bu arada hatırlatayım, Uber’de şoför tarafından ödenen vergiler veya plaka için verilen bir ücret yok. Yani Uber’e uygun bir arabanız varsa sisteme kayıt olabilir, hizmet vermeye başlayabilirsiniz.. Tabi ki bu konuda yasal bir takip gerekli fakat insanların devlet güvencesinde olmayan, sertifikasız hizmeti tercih ediyor olması bana göre müşteri için, hizmet kalitesinin ve kolay ulaşılabilirliğin önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Uber, ‘’güvenliğiniz önceliğimiz’’ mottosuyla çıkış yapmış olsa da aslında baktığımızda Uber’in yapısında güvence olarak çok da elle tutulur gözle görülür bir kapsam yok. Düşünün ki devlet tarafından denetlenen taksilere binmeyi bırakıp sadece bu mottoya güvenip mi bu araçları tercih ediyoruz ? Tamamen fayda odaklı bakıyoruz. Bu da bize gösteriyor ki herhangi bir hizmette kalite eksikliği varsa elbette o kalite eksikliğine cevap verebilecek bir sistem de gelişecektir. Belki de bu girişim, yıllarca yerli-yabancı müşterilere haksız fiyat çıkarmasıyla anılan taksi camiasının imajını düzeltmek için elini taşın altına koymasına önayak olmuş olur.

 

Sonuç olarak yenilikleri takip edip, geri bildirimi önemseyen, müşteri odaklılığın önemli olduğu bir çağda yaşıyoruz. Uber’in her ne kadar yasaklanması gündeme getirilse de verdiği hizmet kalitesini cazip bulan müşteri, bu girişimin seyrini belirliyor. Alternatiflerle yaygınlaşan rekabet şüphesiz ki hizmetin kalitesini arttırıyor.

 

0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir