Şehir, Doğa ve Sanayi

Şehir, Doğa ve Sanayi

Dünyanın en güzel doğasına sahip olmamamıza rağmen neden şehirlerimiz dünyanın en kötüleri arasında yer alıyor? Bu soruya çeşitli cevaplar bulabiliriz fakat bu cevaplardan hiçbiri inşaat mühendislerimiz veya mimarlarımız yetersiz şeklinde olmayacaktır. Şehirlerimizin en büyük sorunu sanayileşmenin bu topraklara geç gelmesidir. Geç gelen sanayileşme ülkemizde kent kültürünün oluşumunu ve toplumun örgütlenme bilincinin oluşmasını engellemiştir. Bu gerçeklikten dolayı her arsası olan plansız projesiz şehircilik bütünlüğünden uzak yapılar yapmış ve şehirlerimiz bugünkü kötü halini almıştır.

Bu nedenlerden sadece biri bir diğer önemli neden ise 1950lerden sonra plansız programsız bir şekilde köyden kente göçü teşvik eden iktidarlardır o iktidarlar ki biz plan değil pilav isteriz diyebilecek kadar ileri gitmişlerdir. İşte bu zihniyet başta İstanbul olmak üzere tüm şehirlerimizi yaşanmaz hale getirmiş, şehirlerde nefes alacak alan bırakmamıştır. Fransızların bir sözü vardır eğer bir şehrin nüfusu beş yüz bini geçtiyse o şehrin üzerine sifonu çekin derler, kendi şehirleri Paris de bu kategoriye girse de söz doğru olsa gerek. Sanayileşmenin bu topraklara geç gelmesinden  dolayı yapılan yanlış uygulamalara karşı tepki mekanizması oluşamamış ve şehirlerimiz talan alanı haline dönmüştür.

Oysaki sanayileşmiş uygarlıklarda durum çok farklıdır. Sanayileşmiş Toplumlarda demokrasi yerleştiğinden halkın ortak iradesi her şeyin üstünde görülür hiçbir kurum veya kişi nüfuzunu kullanarak halkın ortak çıkarına karşı bir çalışma yapamaz yapmayı düşünmez. Sanayileşmenin ve Demokrasinin en fazla geliştiği ülkeler olan İskandinav ülkeleri buna çok güzel bir örnektir. Doğal güzellikler olarak İskandinav ülkelerinin çok daha üstünde olmamıza rağmen bizim şehirlerimiz onlarınkiler kadar hatta onlarınkilerden neden daha üstün olmasın bu elbette mümkündür.

Yapılması gereken ne yeni mühendisler ne de yeni mimarlar bulmaktır. Yapılması gereken tek şey halkın örgütlenme bilincinin oluşturulması ve olaylara karşı tepki verme mekanizmasının geliştirilmesidir. Bu iki temel unsuru gerçekleştirdiğimiz takdirde belirli bir süre içerisinde şehirlerimiz dünyanın en güzel şehirleri olacaktır.

Hakan Taşgın

www.beycon.com.tr

Beycon Group

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on Pinterest
0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir