Google’ı Anlamayan Hiçbir İşyeri Ayakta Kalamaz

Bundan 10-15 yıl öncesine kadar küçük ve büyük ölçekli kurumların faaliyet gösterdikleri alanlardaki başarı şansları günümüze oranla çok daha yüksekti. Çünkü tüketicilerin firmalar arasında kıyaslama yapabilme imkanları olabildiğince kısıtlıydı. Tüketiciler iki veya en fazla üç işletme arasında kıyaslama yapabiliyorlardı. Açıkçası tüketici satıcıya bağımlı durumdaydı.

2001 yılında bir garajda iki Stanford’lu öğrencinin bugün mali açıdan dünyanın en büyük şirketi olan Google’ı kurmasıyla dünyadaki ticari dengeler alt üst oldu. Tüketiciler satın almak istedikleri ürünleri veya servisleri yüzlerce alternatif arasından kıyaslama imkânına kavuştu. Satıcılarda bundan çok değil on yıl öncesine kadar bilinçsiz olarak addettikleri tüketicilere istedikleri fiyattan satış yapamamaya başladılar. Örnek vermek gerekirse diyelim ki bir bisiklet almak istiyorsunuz ve İstanbul’da yaşıyorsunuz. Google arama çubuğuna İstanbul ve bisiklet kelimelerini yazdığınızda İstanbul da ki tüm bisiklet satıcılarını ve satmış oldukları ürünleri fiyatları ile birlikte görebiliyorsunuz. Böylelikle tüketiciler satın almak istedikleri ürünleri ayrıntılı olarak karşılaştırabiliyorlar. Tüm bu veriler gösteriyor ki, tüm bilgileri elinde tutan Google’ı anlamayanın, simitçisinden en üst düzey sanayicisine kadar ticari hayatta ayakta kalabilme ihtimali kalamamıştır.

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on Pinterest
0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Bunlar da hoşunuza gidebilir...