Alışverişte Alışkanlıklar Ne Kadar Değiştirilebilir ?

Alışverişte Alışkanlıklar Ne Kadar Değiştirilebilir ?
1995 sonrası katıldığım bir seminerde, sanal dünyanın bir çok konuda etkili olacağını, alışverişin büyük bir kısmının oradan gerçekleşeceği varsayımlarını dinlediğimde, Türkiye’de perakende sektörü yeni yeni gelişmeye, market ve AVM’ler birer ikişer oluşmaya başlamıştı. Türk tüketicisi dondurulmuş gıdayla yeni tanışmıştı o dönemde, ve dolaptan bezelye  ya da fasulye paketini alırken,  tıpkı manav reyonundan  ürün seçer gibi elleyerek, hatta en alttaki enaz ellenmiş paketi seçerek almayı tercih ediyordu. Bu alışveriş şekli, tamamen pskolojik ve alışkanlıklara dayanan bir durumdu. Bunun zaman içinde gelişeceğini düşünerek  bir bilgilendirme çalışması yapılmaya başlandı.
Özellikle  ışık görmemesi gereken ürünlerde bile, paketlerinin şeffaf olmasını, hiç olmuyorsa bir pencereyle  içini görebilme, tüketiciden gelen, yoğun bir istekti. O dönem yeni tanıştığı dondurulmuş üründe, ürünün yabancısı olduğu için isteği çok keskindi. Biskuvi gibi  anında tükettiği ürünlerde de, aynı isteğinin  olduğunu görmek, bunun bir alışkanlık ve öğreti olduğunu doğruluyordu. Alışkanlıklar bilinçlendirmeyle kolay kolay, yok edilemiyordu.


Tüketicinin alışveriş şekilleri değişse de, alışkanlıkları çokta kolay değişmiyor. Naylon torbanın bile saklanarak kullanıldığı bir geleneğin sonrasında, alışveriş şekilleri değişse de, alışverişte gösterdiği davranış şekilleri çokta kolay değişmiyor.
Perakende sektöründe, tüketici algısının  dünya pazarında bilinen markaların birer birer  gelmeye başladığı günlerde, tüketicinin onu tercih edebilmesi ve rekabette bir adım öne geçebilme önem kazanmaya başladı. Tüketiciyi mutlu etmek herşeyin önüne geçti. Alışveriş yaptığı yeri ya da markayı değiştirmesi için önemli bir arguman olarak ortaya atıldı. Bu mutluluğun bir maliyeti vardı ve bunu biri ödemesi gerekiyordu.  Ama  koşulsuz iade ya da buna benzer şeyleri vurgulayan markalar sonrasında geri adım atsa da, o günlerde  tercihleri etkileyerek, bir adım öne çıkmayı başardı. Koşulsuz iade şartı zaman içinde kalıplar içine  alındı. Bu alışkanlıklar gelişen alışveriş şekilleriyle birlikte çokta değişmedi.  Bu değişim,  özellikle alışveriş şekilleri değişse de alışveriş alışkanlıkları değişmeyen tüketici kaynaklıydı. Alışverişin çeşitlenmesi, kişinin alışkanlıkları değiştirmedi, kararsız olan tüketici kararsızlığının getirdiği davranışları sergilemeye, fiyata duyarlı tüketicinin duyarlılığını sürmeye devam etti ve ediyor.
Alışveriş şekilleri özellikle teknolojininde gelişmesiyle birlikte çeşitlendi ve son 7 yıllda sanal ortamdan alışveriş özellikle direkt olmayan maliyetleri azaltabilme ve daha fazla tüketiciye ulaşabilme şansı vermesi sebebiyle ön plana çıktı. Alışveriş mekanları hızlı bir değişime uğrasa da,  alışveriş alışkanlıkları  aynı hızda değişmedi. Geçmişte alışveriş mekanlarında az alışveriş yapıp, çok gezenler, bunu sosyal faaliyet gibi görenler, şimdi sanal dünya da gezmeye başladı. Fazlasıyla deneyerek alışveriş yapan, kararsız  ne istediğini net bilemeyenler, sanal alışverişteki alımını deneme kabinine girmiş gibi yapmaya başladı. Bu alışkanlıkları, koşulsuz iade şartının bir avantaj  gibi sunulmasından besleniyor ve beslenmeye devam edecek. Bunun görünmeyen maliyeti, zaman içinde bazı kısıtlamaları getirecek ya da bu maliyeti taşıyacak birilerinin aranması hareketine dönüşecek. Bu durum bana Kipa’nın  her ay firmalara yenen ürün faturası düzenleme çabasını hatırlatıyor. Kipa mutluluğu veren taraf gibi görünse de, maliyeti ödeyen başkası oluyor.
Özellikle maliyet yaratan ama Tüketiciyi kazanmak adına, alışkanlıkları destekleyen çalışmaların hep bir öngörülen maliyeti  vardır  ya da  olması gerekir.  Beklenenin üzerine çıkması, devamında çözüm arayışını getirir. Bu maliyet bir şekilde birilerine ödetilir. Kimse kimseye koşulsuz mutluluk verme sansı yok.
Alışveriş alışkanlığını değiştirmeye çalışanlar, değişimin nerede olduğuna bakmayı ve bunun maliyetini iyi hesaplanması gerektiğini, unutmamalı. İhtiyaçlar değişiyor gibi görünse de alışkanlıklar kolay değişmiyor. İnsanın hayatı uzamasıyla, çevresini etkileme, görsel eğitim verme süresi uzuyor. Özellikle  alışveriş gibi, görerek öğrenilen alışkanlıklar, eğitimle ya da kurallarla değişime uğraması  biraz zaman alacağa benziyor.

 

Gülin Gürsoy

0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir