Af İle İlgili Aklınızda Soru Kalmasın!

2009 Yılının Kasım ayında patlak veren ve dünya finansal piyasalarını alt üst eden ekonomik  krizin tüm ülkeler üzerinde farklı ölçülerde finansal etkileri olmuştur.

Ülkemizde de,  Osmanlı’nın son dönemleri ve sonrasında yaşanan kurtuluş savaşı sonrası kurulan yeni Cumhuriyet  binbir zorlukla ve yoklukla mücadele ederek bugünlere gelmiştir. Üretim odaklı ekonominin bir türlü yerleştirilememesi birçok konuda ülkemizi dışa  bağımlı bir hale getirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti gibi yine yüzyılın ortalarında yaşadıkları savaşlardan büyük kayıp ve yıkımla çıkan Almanya ve Japonya, üretim ile dünyanın en büyük ilk yedi ekonomisi olmayı çok kısa süre içinde başarmışlardır.  Türkiye ise kuruluşundan hemen sonra büyük ekonomik hamleler yapmasına rağmen ilerleyen zamanlarda dışarıdan borçlanmaya başlamış ve yavaş yavaş dışa bağımlı bir ülke konumuna getirilmiştir. Bu dışa bağımlılık ülkemizde önceleri yokluk daha sonrasında ise varlık içinde yokluk yaşanmasına sebep olmuştur.  Son yirmi yıllık yakın tarihimize baktığımızda ekonomik krizlerin  hiç ara vermeden sıklıkla yaşandığı görülmektedir.

Her yaşanan ekonomik kriz mevcut borç stokunu ikiye katlamış, ülke kalkınması için yatırımlara yönlendirmemiz gereken kaynaklar faiz ödemelerine aktarılmış ve bu kısır döngü  bir türlü kırılamamıştır. Bu yüzden her yaşanan krizin ardından ödeme güçlüğüne düşen piyasaları ayakta tutmak için farklı şekillerde AF’lar çıkartılmış ve bir sonraki krize kadar geçici bir çözüm bulunmuştur. Siyasiler her ne kadar çıkartılan her Af sonrası temiz bir sayfa açıyoruz bundan sonra artık Af olmayacak dese bile çok geçmeden Dünya’nın herhangi bir yerinde ortaya çıkan bir kriz  içinde bulunduğumuz borç stoku yükü yüzünden ülkemizi de olumsuz etkilemekte ve kısır döngü tekrarlanarak yeni Af’ları zorunlu kılmaktadır.

 

Yine bir kriz sonrası, ortaya çıkan ödeme güçlüğünü bir nebze olsun gidermek için 2010-Haziran aylarında konuşulmaya başlanılan AF önce referandum öncesi, sonra referandum sonrası, yetişmedi Ekim Ortası, başka taleplerde var denilerek Kasım ayına daha da olmadı Aralık ayında mutlaka denilerek, uzatıldıkça uzatılmış tam herkesin şevki kırılmışken, Affın 1. Doğum gününü kutlamaya az bir süre kala nihayet 13.02.2011 tarihinde Meclis Genel kurulunda kabul edilerek cumhurbaşkanlığına gönderilmiş, son olarak resmi gazetenin 25.02.2011 Cuma günkü 27857 Sayılı mükerrer sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu AF’fın bu kadar uzun bir sürede çıkması ve dört gözle beklenir bir duruma getirilmesi değerini de arttırmış ve bizim Affımız olarak benimsememizi sağlamıştır.
Ödeme güçlüğüne katkıda bulunması için olumlu, ancak kimine göre de Matrah Arttırımı Stok Affı, Kasa  ve Ortaklar üzerinde görünen tutarların affedilmesi açısından ise genel vergi sistemini hiçe sayan yaklaşımı nedeniyle olumsuz bir tablo ortaya çıkartmıştır.

Kanun 6111 sayılı Kanun olarak numaralandırılsa bile ilk Başta Vergi ve SGK Affı, Sonrasında Torba Yasa en Sonunda da  Çuval yasa olarak anılmıştır. Bu isimlerden en tutulanı ise Torba Yasa olmuştur. Yasa’nın gerçek adı tam olarak “BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN’dur.

Yaklaşık 81 sayfayı bulan Kanun, 216 Madde  ve 18 geçici maddeden oluşmaktadır.

Birinci Kısımda genel hükümlerden bahsedilmiş, ikinci Kısımda Maliye Bakanlığı, gümrük müsteşarlığı İl Özel idareleri ve Belediyeler Bağlı olan Tahsil Dairelerince Takip edilen Kamu alacaklarına ayrılmış, üçüncü Kısım SGK bağlı Tahsil dairelerince Takip edilen kamu alacaklarına ayrılmış,  dördüncü kısımda ise Çeşitli ve Ortak hükümlere yer verilmiştir. Son olarak Beşinci kısım ise Bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin hükümleri ihtiva etmiştir.

Yazımızda kanun ile ilgili özet bilgilere yer vereceğiz.

Kanun TBMM Kabul Tarihi
13.02.2011

Kanun Resmi Gazetede Yayımlandığı Tarih
25.02.2011 Tarih 27857 Sayılı Mükerrer Sayı

Kanuna ait sayısal bilgiler

81 Sayfa
216 Madde
18 Geçici Madde
5 Kısım

Kanun kapsamına giren bazı başlıklar
Vergi Borçları (Vergi Aslı ve Cezalar – MTV Dahil)
Gelir, Kurumlar, Geçici, Muhtasar, KDV-1, Matrah Arttırımları
Stok ve Sabit Kıymet Affı
Kasa ve Ortaklar hesabında görünen  Tutarların Affı
SGK Borçları  (Prim Asılları ve Cezalar)
Gümrük  borçları (Gümrük Vergileri Asılları ve Cezalar)
İdari Para Cezaları
Su ve Elektrik Borçları
SGK ve GSS Kanununda yapılan değişiklikler
İş Kanununda Yapılan değişiklikler
ve diğerleri…

Kanun için başvuru süresi sonu (Özellikli ve ihtilaflı durumlar hariç)
02.05.2011 – Pazartesi

VERGİ Taksit Ödemelerinin başlangıç Tarihi
Taksitlendirilen Vergi Borçları için ilk taksit son ödeme tarihi 31.05.2011 olmak üzere iki ayda bir

SGK Taksit Ödemelerinin başlangıç Tarihi
Taksitlendirilen SGK Borçları için ilk taksit son ödeme tarihi 30.06.2011 olmak üzere iki ayda bir

Taksit Sayısı (iki ayda bir ödeme yapılacaktır.)

Kesinleşmiş alacaklar için Taksit seçenekleri;
Peşin Ödeme
Altı Taksit
Dokuz Taksit
On iki Taksit
On sekiz Taksit

Taksit için alınacak Faiz
Peşin Ödeme    – %   0  (Ödeme tarihi: Vergi için 31.05.2011 SGK için: 30.06.2011)
Altı Taksit         – %   5  (Son taksit tarihi: Vergi için 31.03.2012 SGK için: 30.04.2012)
Dokuz Taksit    – %   7  (Son taksit tarihi: Vergi için 30.09.2012 SGK için: 31.10.2012)
Oniki Taksit      – % 10  (Son taksit tarihi: Vergi için 31.03.2013 SGK için: 30.04.2013)
Onsekiz Taksit  – % 15  (Son taksit tarihi: Vergi için 31.03.2014 SGK için: 30.04.2014)

Kurumlara Yapılacak Başvuru Şekli

Maliye Bakanlığına bağlı yerlere yapılacak müracaat Tebliğ ekinde yayınlanan başvuru formları ile
SGK’ya yapılacak müracaat yayınlanacak tebliğ ekindeki başvuru formları ile
Matrah artırımına ilişkin başvurular e-beyanname ile (beyanlarını e-beyan ile göndermek zorunda olanlar)

Vergi aslında bir silinme olacak mıdır?
Kesinleşmiş kamu alacaklarının vergi asıllarında bir silinme olmayacaktır.
Sadece gecikme zammı ve faizinde TEFE/ÜFE’ye göre yeniden hesaplama yapılacaktır.
Bu sayede vergi aslı üzerinden kanunun yayımı tarihine kadar işletilmiş olan gecikme zammı tutarında %20’lerden %70’lere varan oranlarda bir silinme olacaktır.

Tercih edilen Ödeme vadesi daha sonra uzatılabilecek midir?

İlk başvuru sırasında tercih edilen ödeme vadesi, daha sonraki zamanlarda, her hangi bir nedenle uzatılamayacaktır. Örneğin Dokuz Taksit seçeneğini tercih eden borçlu, daha sonra on iki veya on sekiz taksitte ödemek istiyorum diye bir talepte bulunamayacaktır.

Taksitlendirilen Borç için seçilen taksitten önce  ödeme yapılabilinecek midir ?
Evet, Tercih edilen On iki taksit’li bir ödeme planından daha önceki bir tarihte ödeme yapılmak istendiğinde, başta yansıtılan faiz, erken ödeme indirimi olarak silinecektir.

Kaç taksit ödenmediğinde Taksitlendirme iptal olacaktır?
Bir takvim yılında İkiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi halinde taksitlendirme iptal edilecektir.
Bunun yanında cari ay  borçlarından da yine ikide fazla ödeme yapılmadığında yine taksitlendirme iptal edilecektir.

Matrah artırımlarında kaç taksit ödenmediğinde Arttırım iptal edilecektir.
Matrah artırımlarından taksitlerin bir veya birkaçının süresinde ödenmemesi halinde iptal olmayacak, ödenmeyen kısım normal gecikme zammı oranının (şuanda %1,40) iki katı oranında gecikme zammı ile ödenebilecektir.

Taksitler ödenirken  küsuratlarda eksik ödeme yapılırsa taksitlendirme bozulur mu?

Ödenmesi gereken  taksit tutarlarının %10’unun aşmamak şartıyla 5 liraya kadar olan eksik ödemeler için taksitlendirme iptal edilmez

Vergi dairelerinden iade alacağı olanlar bu alacaklarını Taksit ödemelerine mahsup edebilirler mi?
Evet. Vergi dairelerinden iade alacağı olanlar bu alacaklarını Taksit ödemelerine mahsup edebilirler.

Hangi Vergi türleri için Matrah artırımı yapılabilecektir ?
Gelir Vergisi
Kurumlar Vergisi
KDV-1
Gelir Stopaj
Kurum Stopaj

Matrah artırımı hangi yıllar için yapılabilecektir ?

2006 – 2007 – 2008 – 2009 yılları için matrah artırımı yapılabilecektir.

Matrah artırımı sonrası ödenen vergiler gider yazılabilir mi ?
Hayır.  Matrah artırımı sonrası ödenen vergiler Gelir ve Kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul edilemez, indirim, mahsup ve iade konusu yapılamaz.

Daha önce Vergi incelemesi yapılan dönemler için matrah artırımı yapılabilir mi?
Evet .  Daha önce Vergi incelemesi yapılan dönemler için matrah artırımı yapılabilir

Matrah artırımı yapıldığında Devam eden Vergi incelemeleri sonlandırılır mı?

Evet. Matrah artırımı yapıldığında daha önceden başlanılmış olan ve tamamlanmamış Vergi incelemeleri devam eder. Ancak Matrah artırımı yapılan vergi türü ve dönemler ile ilgili olarak  devam eden vergi incelemeleri 31.03.2011 tarihine kadar  sonuçlandırılmazsa vergi incelemesine devam edilmez.  31.03.2011 tarihine kadar sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz.

Matrah ve vergi artırımı için verilen beyannamelerden Damga vergisi alınacak  mıdır?
Hayır.  Matrah ve vergi artırımı için verilen beyannameler için Damga vergisi alınmayacaktır.

Gelir ve Kurumlar Vergisinde Matrah artırımı en az ne kadardır?

GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ ASGARİ MATRAH ARTTIRIMI TUTARLARI



Gelir ve Kurumlar vergisi yönünden matrah artışında bulunmak isteyenlerden, tabloda belirlenen 2006-2007-2008-2009 yıllarında zarar, indirim ve istisna halleri nedeniyle asgari matrahların altında matrah beyanında bulunanlar, Matrah artışlarını Mükellefiyet türüne göre yukarıdaki tabloda belirlenen asgari artışlar üzerinden yapacaklardır.

Gelir ve Kurumlar Vergisi Matrah artırımı yapanlar Geçmiş yıl zararlarını düşebilecek midir?
Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si 2010 ve izleyen yıllar karlarından mahsup edilemeyecektir.

Katma Değer  Vergisi için Matrah artırımı en az ne kadardır?

KATMA DEĞER VERGİSİNDE MATRAH ARTTIRIMI TUTARLARI

YIL YILLIK HESAPLANAN KDV’NİN TOPLAMI ÜZERİNDEN
2006    % 3
2007    % 2,5
2008    % 2
2009    % 1,5

Katma Değer Vergisi  Matrah artırımında Seçilen yıl için ay bazında artırım yapılabilecek midir ?

Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.

KDV Matrah Arttırmanın hesabında tecil-terkin kapsamındaki hesaplanan kdv dahil edilecek midir?
Hayır, Tecil-Terkin kapsamındaki Hesaplanan KDV Matrah artırımı  hesabında dikkate alınmayacaktır.

Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez.

 

 

 
Gelir Stopaj ve Kurumlar Stopaj Vergisinde artırımı ne kadardır?

GELİR VE KURUMLAR STOPAJ VERGİSİNDE ARTTIRIM


Matrah artırımlarının zamanında ödenmemesi durumunda işlem iptal olur mu ?
Hayır. Hesaplanan veya arttırılan Gelir Kurumlar ve KDV’lerinin zamanında ödenmemesi durumunda aylık gecikme zammı olan %1,40’ın iki katı olan %2,80 oranındaki gecikme zammı ile birlikte takip ve tahsiline devam edilir. (Aylık gecikme zammı oranının artması veya azalması halinde yeni oranın iki katı olarak uygulanır)

İşletmede mevcut olduğu halde Kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar ne şekilde kayda alınacaktır.
işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler.

Bildirime dahil edilen kıymetler için amortisman ayrılır mı ?
Hayır. Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.

Aktife kaydedilen emtia ve sabit kıymetler için Pasifte karşılık  hesabı kullanılacaktır.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi halinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler.

Aktife kaydedilen emtia ve sabit kıymetler için Kanun kapsamında hangi oranda vergi ödenecektir.
Beyan edilen; genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden % 10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır (%0,5 ve %4) ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir.

Aktife kaydedilen sabit kıymetlerin satış fiyatı düşü olabilir mi ?
Bu madde kapsamında bildirilen kıymetlerin satılması halinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamaz.

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia nasıl beyan edilecektir.
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, aynı nev’iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır.

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2010 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların düzeltilmesi için ne oranda vergi ödenmesi gerekmektedir.

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların düzeltilmesi için beyan edilen tutarlar üzerinden % 3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi olan 31.05.2011 tarihine karda ödenir.
Bu kapsamda ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz.

Ali KARAKUŞ



Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on Pinterest
0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir